|
TELEFON SANTRALLERİ
SAYISAL SETLER
İLETİŞİM ALANINDA HİZMETLERİMİZ
GÜVENLİK ALANINDA HİZMETLERİMİZ
SESLENDİRME ALANINDA HİZMETLERİMİZ


| Bazı Hizmetlerimiz |
|
|

Görüntülü iletişim devri başladıTürk Telekom, görüntülü iletişim teknolojisini yarın itibariyle piyasaya sunuyor…
Kullanıcıların Videofon’dan yararlanmak için yeni bir numara almasına gerek olmayacak. Mevcut ev veya iş numaraları V...
|
|
|
|
MUTLU YAŞAM İÇİN SİHİRLİ SÖZLER! - Lider Bilişim ve Güvenlik - 0242 321 9292 - Antalya
MUTLU YAŞAM İÇİN SİHİRLİ SÖZLER! |
01.02.2008 |
|
 |
 |
 |
İnsan yaşamını sözleriyle kurar. Sözlerin mucize yaratıcı etkileri, insan bilincinin işleyiş biçimini kavradığımızda normal etkilere dönüşür. Sözlerimizle yaşamımızı yeniden kurabiliriz...
Başkasından duyduğunuz ya da sizin kullandığınız sözlerin içerdikleri anlamların, bir süre sonra, mutlaka ifadesini bulacağından emin olmalısınız.
Bu yüzden, nerdeyse yeniden konuşmayı öğreniyor gibi, sözcüklerin kullanımı konusunda güçlü bir biçimlenmeye ihtiyaç vardır.
Kendi hakkınızda ya da başkaları hakkında kullandığınız yargıların ya da hayat hakkında kullandığınız yargıların ya da hayat hakkında ve hayatın kavramlarıyla ilgili sözcüklerin, ulaşmak istediğimiz sonuçlara bizi götürecek biçimde yeniden kurgulanması, sonuçları hemen alınabilecek kolaylıklar sağlar bize.
Bu yüzden, örneğin kendi hakkımızda kullandığımız etiketlemelere çok dikkat etmeliyiz.
"Ben çok sakarım" etiketlemesi örneğin. Böyle durumlarda kişiler sakar olduklarını gözlemeleyerek, bunun böyle olduğunu ifade ettiklerini sanırlar. Oysa onlar, önce sakar olduklarına inanmış, sonra sakarlıklar yapmış ardından da bunu, bir olayı nakleden insanlar gibi dile getirmişlerdir.
Süreci tersine çevirmek elimizdedir. Dikkatli ve dengeli bir insan olduğumuzu ifade etmek, sonunda bizi geçekten de öyle yapacaktır. Bu, bir tür "kendi kendini gerçekleştiren kehanet" durumudur.
Ya da sıkça yaptığımız genellemeler gibi: "Hayat çok zor" dediğinizde, hayatı kendi görmek istediğiniz biçimde, kendiniz için anlamlandırmış olursunuz. Kuantum alanında bu, sizin için hayatın artık bu anlam doğrultusunda süreceği şeklinde bir oluşumun emrini göndermek demektir.
Nitekim bu yüzden, aynı fiziki şartlar karşısında insanlar farklı tepkiler verebiliyorlar.
Örneğin bir deprem sırasında, kimi korkudan baygınlık geçirirken, kimi sakince beklemektedir.
İşleri birden kötüleşen, malını satamayan bir tüccar birden bire büyük bir umutsuzluğa kapılıp intihar ederken, diğeri soğukkanlılıkla bir plan yapıp, bu işten kurtulmanın çarelerini arayabiliyor.
Bu ikisi arasındaki farkı oluşturan neden, kişinin o konudaki inancıdır.
Bazen de konuşmalarımızda kendi kendimize koyduğumuz sınırlamaları ifade ederiz. “Benden artık geçti” yada “daha fazla kazanamam" bazen de “bu memlekette iş yapılmaz” deriz.
Böylece seçimlerimizi ve tabii ki sonuçları da belirlemiş oluruz. Sınırlamalar her konuda olabilir. Zamanla ilgili sınırlamalar, yaşla ilgili olanlar, fiziksel koşullarla ilgili olanlar ve diğerleri.
Kuantum Düşünce, hedeflere uygun konuşma biçimleri oluşturma konusunda, detaylı çalışmalar yapma esasına dayanır.
Korkularınızı ifade ettiğinizde, istemeden onların gerçekleşmesi yönünde işlemi başlatmış olursunuz.
Temenni bildiren istekler: “Olsa, bilse, yapsa” gibi, bu yüzden sadece temenni olarak kalırlar.
Ya da istediğinizi “cek, cak” gibi belirsiz bir geleceğe transfer ettiğinizde, bu, onun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceği anlamına gelir.
Ya da tersine durum sözcükleri kullanarak, oluşturmak istediğiniz sonucu imkansızlaştırmış olursunuz. “Artık korkmuyorum” gibi. Oysa kullanmanız gereken cümle “her zaman güvendeyim” olmalıdır.
|
Diğer haberler... |
|